7 Soru ile burun ameliyatı hakkında merak edilenler.

Dünyada ve ülkemizde, en sık yapılan operasyonlar arasında “Burun ameliyatları” da yer alıyor. Bu kadar yoğun yapılmasına rağmen, halk arasında halen kafa karışıklığına neden olan ve şehir efsanelerine dönüşen yorumlar olabiliyor.

Burun ameliyatını planlanırken, mutlaka burun fonksiyonlarının dikkate alınması gerektiğinin altını çizen Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, bu ameliyatta hem burun fonksiyonlarının iyileştirilmesinin, hem de burun estetiğinin esas olduğunu açıklıyor.

Burun ameliyatı operasyonlarında merak edilen sorulara yanıtlar veren KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, şunları söylüyor:

Soru1: Burun ameliyatı operasyonu sonrasında, çok ağrı veya morluk olur mu?

Doç. Dr. Seçkin Ulusoy Yanıtı: Bu ameliyatlar, ağrısız ameliyatlardandır. Dolayısıyla ameliyattan sonra, hemen hemen hiç ağrı olmaz, çünkü burun etrafı kemik dokular hareketli bölgeler değildir. Ağrının olmaması için hastalara özellikle ilk iki hafta süresince, aşırı gülme, sert şeyleri çiğneme gibi yüz bölgesini fazlaca hareket ettirecek eylemlerden uzak durmalarını öneriyoruz. Birçok hastamız, ameliyatın ikinci gününden sonra ağrı kesici dahi kullanma ihtiyacı hissetmiyorlar, fakat hastalarımıza yine de bu ilaçları ödem azaltıcı etkilerinden dolayı bir hafta kullanmalarını öneriyoruz. Morluk ve ödem durumu ise, mevcut teknolojisi ile kişiye göre de değişkenlik göstermekle birlikte oldukça asgari düzeydedir ve ikinci günün ardından hızlıca azalıp haftasında neredeyse hiç kalmıyor.

Soru2: Burun ameliyatı, küçük yaşlarda ve yaşlılıkta yapılabilir mi?

Doç. Dr. Seçkin Ulusoy Yanıtı: Kızlarda 16 yaş, erkeklerde 17 yaş, burun ameliyatı için alt sınır olarak esas alınır. Daha küçük yaşlarda ise, ileri düzeyde nefes almayı engelleyecek sorunlar varsa, kemikleşme noktaları korunarak, kıkırdak eğriliği veya nefes alma amaçlı burun ameliyatı yapmak zorunluluk olabilir. İleri yaştaki kişilerde ise genel sağlık durumu imkan verdiği sürece, bu ameliyatlar her yaşta yapılabilir. Fakat genellikle bu ameliyatları, ileri yaş grubunda çoğunlukla genel anestezinin risk ve zorluklarını da hesaba kattığımızda, kozmetik nedenlerden ziyade, nefes alma sorunlarını düzelmek mecburiyetiyle uyguluyoruz.

Soru3: Burun ameliyatı operasyonu sorasında, burun ucu düşer mi?

Doç. Dr. Seçkin Ulusoy Yanıtı: Düşmez, hatta tam tersi çok daha dirençli ve güçlü bir burun ucu olur. Günümüz rinoplasti ameliyatlarında, burunların ön kısmı greft denilen kıkırdaklar ile desteklenir. Dahası burun ucunun desteklenmesi sayesinde, ilerleyen yaşlarda fizyolojik olarak görülecek olan burun ucu açısının düşmesi büyük oranda engellenir. Uzun lafın kısası, bu ameliyat tecrübeli cerrahların ellerinde yapıldığı sürece, burun ucu düşmesi söz konusu olmaz.

Soru4: Burun ameliyatlarında, tüm hastalara aynı cerrahi yöntem mi uygulanır?

Doç. Dr. Seçkin Ulusoy Yanıtı: Bir hastaya uygulanan teknik, diğer bir hasta ile birebir aynı olmaz. Her bir burunun yapısı kişiye özgündür ve operasyon öncesinde kişiye özel planlama yapılır. Tüm bireylerin, yüz simetrisi, kıkırdakları, kemik, deri ve derialtı yapısı birbirinden farklıdır. Bu ameliyat, her biri el yapımı sanat eseri gibi kişiye özeldir.
Soru5: Burun ameliyatında, açık teknik mi, kapalı teknik mi uygulanmalıdır?
Doç. Dr. Seçkin Ulusoy Yanıtı: Cerrahın uzmanlık alanına göre, her iki teknikle de başarı elde etmek mümkündür. Her iki teknikle de, operasyon sırasında tüm sahaya müdahale edilerek, burun eti, geniz eti, sinüzit gibi sorunları gidermek mümkündür. İçinde bulunduğumuz coğrafyada sıklıkla, burunlar büyük ve içlerinde sorunlar çok olduğundan, Piezo cerrahi kullanabilme avantajlarından dolayı genellikle açık teknik tercih edilmektedir.

Soru6: Burun estetiği ve doğru nefes alma, dış yüzeyden yapılan bir ameliyat mıdır?

Doç. Dr. Seçkin Ulusoy Yanıtı: Tek bir kesi sayesinde, burunun dışına ve iki taraflı olarak içine müdahale edilebilir. Örneğin, bazı hastalarda, burun içinde bir sorun olmaz, ancak sadece dışındaki aks eğriliği nedeniyle burun tıkanıklığı sorunu yaşarlar ki, bu ancak rinoplasti yaklaşımıyla düzeltilebilir. Kimi zaman da, burun içindeki kıkırdak eğriliğini düzeltmeden, estetik müdahale yapmak yetersiz olacaktır. Bazen de burun dışını küçülttüğümüzde mevcut hava pasajının da içeriden daralmaması için içeride bazı işlemler yapmak gerekmektedir. Özetle burun, önemli görevleri olan ve mutlaka içi ve dışı beraber ele alınması gereken bir organdır.
Soru7: Burun tamponlarının çıkarılması, ameliyat sonrasının en zor olan yanı mıdır?

Doç. Dr. Seçkin Ulusoy Yanıtı: Uzun yıllardır, dokuya yapışan ve acı veren bez burun tamponları kullanmıyoruz. Günümüzde konu ile ilgilenen meslektaşımızın büyük çoğunluğu, silikon tamponlar veya kendiliğinden eriyen tamponlar uygulamaktadır. Bu amaçla en sık kullanılan malzeme olan silikonların ortasından hava almaya müsait boşlukları olup, burun içindeki mukoza dokularının yerlerine doğru oturmasını sağlamaktadır. Bu silikonlar genellikle 4-7 gün arasında çıkartılıyor ve ayrıca varlığı kişiyi hiç rahatsız etmemektedir.

FOTO GALERİ – Yunanistan karıştı! Çatışma var!

Yunanistan’ın Selanik kentinde Makedonya ile yapılan “isim anlaşmasını” protesto eden göstericiler ile polis arasında arbede yaşandı.

Bu yıl 83’üncüsü düzenlenen Uluslararası Selanik Fuarı’nın (TIF) açılış gününde kentin sembolü Beyaz Kule’de toplanan göstericiler, fuar alanına

Yunan bayrakları taşıyan yaklaşık 15 bin kişi, “Makedonya, Yunan’dır” sloganları attı.


Aralarında aşırı sağcı gruplar ve din adamlarının da bulunduğu göstericilerden bazılarının, polise taş ve havai fişeklerle saldırıda bulunması üzerine çevik kuvvet ekipleri, göz yaşartıcı gaz ve ses bombalarıyla karşılık verdi.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’ndan İdlib açıklaması

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’ndan İdlib açıklaması

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Suriye’nin İdlib hava saldırılarına ilişkin, “Bu uluslararası bir çaba gerektiren durumdur. İnsani dış politikamızın gereği olarak burada yüzler, binlerce insanın ölmemesi için çabamızı sürdüreceğiz.” dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suriye’nin İdlib ilindeki hava saldırılarına ilişkin, “Bu uluslararası bir çaba gerektiren durumdur. İnsani dış politikamızın gereği olarak burada yeniden göçlerin olmaması, insanların evlerini terk etmemesi için, yüzler, binlerce insanın ölmemesi için bu hassasiyeti ve çabamızı sürdüreceğiz.” dedi.

Çavuşoğlu sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bizi seven sevmeyen herkesin ortak söylemi, ‘Bunu engellerse durdurursa, Türkiye engeller’. Bu komşu olduğumuz için değil. Rusya ve İran ile ilişkilerimiz olduğu için değil. Türkiye’nin Suriye politikasının insani bir dış politika ve gizli bir ajandası, gündemi olmayan, Suriye’nin geleceğini düşünen, toprak bütünlüğünü destekleyen, aynı zamanda Suriye’nin teröristlerden temizlenmesi için çaba sarf eden, bu uğurda şehit veren ülke olduğumuz için. Seven sevmeyen, taraflı tarafsız herkes Türkiye’ye güveniyor, bakıyor.”

İŞKUR Günlük Cep Harçlığı uygulamasından kimler, nasıl yararlanacak?

İŞKUR Günlük Cep Harçlığı uygulamasından kimler, nasıl yararlanacak?

İŞKUR (Türkiye İşçi Kurumu) tarafından çalışmayan yani işsiz konumundaki gençlere yönelik alınan karar doğrultusunda, günlük 75 TL cep harçlığı verilecek. Gençlerin meslek sahibi olmasını hedeflendiği İŞKUR günlük cep harçlığı projesinden kimler nasıl yararlanabilir? İşte, gençleri yakından ilgilendirecek detaylar…

Cumhurbaşkanı ve Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın gerçekleştirdiği açıklamalar neticesinde, 2018 yılı itibariyle çalışmayan yani işsiz statüsündeki gençler için 75 TL günlük cep harçlığı verileceği bilgisi kaydedildi. Bu da İŞKUR (Türkiye İş Kurumu) bünyesinde düzenlenen ve kişilerin meslek sahibi olabilmeleri açısından uygulamaya alınan İşbaşı Eğitim Programı ”İşbaşı Eğitim Programı” sayesinde mümkün kılınacak. Konuya açıklık getirilecek olursa, İŞKUR’un 18 ve 29 yaş arasında olan gençlere yönelik sunduğu İşbaşı Eğitim Programında; Kodlama, Yenilenebilir Enerji, Siber Güvenlik ve Bulut Bilişim alanlarında eğitim verilecek. Bu programlara katılmayı tercih eden gençler hem günlük cep harçlığı uygulamasından faydalanabilecek hem de bu sayede meslek sahibi olabilmenin önü açılmış olacak. 9 aya kadar sürelerde 75 TL tutarında cep harçlığı alacak gençler için başvurular toplanmaya başladı. Peki, işsiz olan gençleri iş sahibi yapacak 75 TL cep harçlığı nasıl alınır? İşte, İŞKUR günlük cep harçlığı projesine dair merak duyulan ve araştırmaya alınan bilgilerin tamamına haberimizden erişebilirsiniz.

Yakalanan pkk’lı bölücü gevşek ağızlı çıktı. Neler öttü neler

Bitlis Tatvan kırsalında yakalanan “Delal M.” kod adlı Mizgin K.’nın ifadesi, PKK’nın Karadeniz’de gerçekleştirmeyi planladığı eylemleri günyüzüne çıkardı. PKK’lı Mizgin K., gönüllü olan ve örgütün sözde yöneticileri tarafından seçilen teröristlerin sınır ötesine götürülerek, bomba hazırlama konusunda eğitim aldıklarını anlattı.

Suriye ve Irak’taki kamplarda 6 ay boyunca bomba hazırlama konusunda eğitim aldığını söyleyen terörist, örgütün “sabotajcı” adını verdiği 30’ar kişilik grupların bu eğitimi “yabancı terör örgütü üyelerinden” aldıklarını söyledi.

Yeni Şafak’ın haberine göre; itirafçı terörist, eğitim başlıklarının “sabotaj, fünye bağlantıları, son bağlantı, son kontroller, patlayıcıların etkileri ve karışım oranları ile dış kaplara yerleştirilmesi” olduğu bilgisini verdi.

KAÇAKÇILARIN YARDIMIYLA KARADENİZ’E GEÇTİLER

Aldığı 6 aylık eğitimin 5 ayının el yapımı patlayıcı (EYP) hazırlayarak geçtiğini söyleyen Mizgin K., eğitim bittikten sonra PKK’nın sözde üst yönetiminin “6-8 kişilik gruplara ayrılarak Türkiye’nin kuzey eyaletlerine gönderin” talimatı üzerine, gruplara bölünerek Suriye ve Irak üzerinden İran’a gittiklerini söyledi. Mizgin K., buradan da örgütün kullandığı kaçakçılar yardımıyla Kars, Ağrı, Van üzerinden Karadeniz bölgesine geçtiklerini anlattı.

Terörist Mizgin K., örgütün bölgede EYP tuzaklı eylem hazırlığında olduğunu itiraf etti. Yol üzerlerindeki menfez içleri ve çevrelerinin güvenlik güçlerince sürekli kontrol edilmesinden dolayı örgütün bombalı tuzaklar için bu tür yerleri tercih etmemeleri doğrultusunda talimat verdiğini söyleyen PKK’lı Mizgin K., “Yollarda araçların yavaşladığı viraj, rampa gibi yerleri tercih etmemiz hususunda talimat aldık” dedi.

DEV HAMLE – Türk Savunma Sanayi Göz Kamaştırıyor. #ASELSAN #ROKETSAN #BAYKAR

Türkiye, 2023’ten önce insansız savaş uçağı üretecek

İnsansız Hava Araçları (İHA) sistemleri geliştirici ve üreticisi Baykar’ın Makine Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar, “İnsansız savaş uçağını inşallah 2023 öncesi, 1.5 ton yük taşıyabilen daha stratejik görevler yapan insansız hava aracını da inşallah 2019’da uçuracağız” dedi.

Türk savunma sanayisinin geliştirdiği milli İHA ve SİHA’lar (Silahlı İnsansız Hava Aracı’nı) güvenlik güçlerine büyük katkı sağlıyor. Türkiye, son yıllarda envantere katılan İHA ve SİHA’larla hava sahasını kontrol eden en etkin ülkelerden biri haline geldi.

TSK, taktik ve operatif sınıfta gelişmiş ülkelerle rekabet edebilir düzeydeki İHA ve SİHA’lar sayesinde terör örgütüne ait belirlediği hedefleri imha ediyor. Baykar Makina Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar, Baykar’ın merkezinde müjdeyi verdi.

İnsansız savaş uçağının ne zaman kullanılacağı ile ilgili Bayraktar, “İnsansız savaş uçağını inşallah 2023 öncesi ve 1.5 ton yük taşıyabilen daha stratejik görevler yapan insansız hava aracı da inşallah 2019’da uçuracağız. Türkiye SİHA da satmaya başladı.2012 de biz minilerini satmıştık.

Şimdi büyükleri gitmeye başladı. Katar, Ukrayna olmak üzere 3-4 yer var” dedi.

“ÜÇ YILIM GÜNEYDOĞU DA GEÇTİ”

Terör olaylarının son iki yıl azalmasında İHA’ların büyük katkı sağladığını dile getiren Selçuk Bayraktar, “Ne insansız hava araçlarını ne de mühimmatlarını bize dışarıdan vermiyorlardı” dedi ve ekledi:

“Terörü bitirmek istemiyorlardı. Son iki senedir terör olayları çok azaldı niye çünkü insansız hava araçları çok etkili kullanılıyor. 58 tanesi Bayraktar’tan. Şu an biz konuşurken de 15 tanesi havada. Bu sayı git gide artacak 50 olacak. İnsansız hava araçlarını da teslim ettiğimizde iş bitmiyor. Eğitimlerini de biz veriyoruz. Benim üç senem ekiple beraber Güneydoğu da geçti. Afrin operasyonunda da çok özel teknolojilerle İHA’larımız donatıldı. Bayraktar TB1 kendi sınıfında dünyanın en iyisi. Türkiye kadar terörle mücadele harekatı yapıp bu kadar teknolojiyi kulnanan başka ülke yok.”

“PARAYLA ÖLÇÜLMEZ BİR KATKI”

Baykar’ın üretimiyle Türkiye’nin İHA ithalatı yapmasının önünün kesilmesinin ülkeye maddi katkısının hatırlatılması üzerine Selçuk Bayraktar, “Bu parayla ölçülmez; ölçülecek olsa milyarlarca dolardır” dedi.

Baykar’ın kendi içinde akademik bir kurum gibi çalıştığını ifade eden Bayraktar, “Lise çağlarından itibaren bizim çekirdek ekibimizin kadrosu bir yerde çalışmış değil kendi içimizde yetişmiş. Kendi içimizden yetiştiriyoruz” diye konuştu. (DHA)

SÜPER HABER – ALMANYA DUYURDU. Türkiye’ye tam 35 milyar dolar.


Almanlar duyurdu! Türkiye’den dev anlaşma

Alman medyası, Türkiye ve Almanya arasında 35 milyar euro büyüklüğünde devasa bir demiryolu projesi için anlaşmaya varıldığını duyurdu.

Tedarik tarafında Siemens`in lokomotifi olacağı konsorsiyum tarafından yürütülecek ve Almanya`nın finansal ve teknik desteğiyle yapılacak proje yeni yüksek hızlı tren alımını, yüksek hızlı trenler için yeni rotalar açılmasını, demiryollarının inşasını, mevcut olan hatların ve sinyalizasyon teknolojisinin modernizasyonunu kapsıyor.

Türkiye’nin, yeni demiryolu hatlarının inşası, mevcut olanlarının yenilenmesi ve son teknoloji sinyalizasyon sisteminin kurulması için Almanya ile hükümet nezdinde görüşmeler yapıldığı ifade edildi.

Ülkenin saygın medya kuruluşlarından, haftalık aktüel habercilik dergisi Der Spiegel’in belirttiğine göre, demiryolu hatlarının modernizasyonu için Almanya’nın finansal ve teknik uzmanlık desteğiyle yapılacak dev işbirliğinin boyutu 35 milyar euro. Spiegel, bu bedelin içerisinde teslim edilecek yeni trenlerin de bulunduğunu iddia etti.

Demiryolu projesinin Siemens’in başında olacağı bir konsorsiyum tarafından yapılması bekleniyor. Siemens, geçtiğimiz nisan ayında TCDD ile 10 adet Valero yüksek hızlı trenin teslimi için 340 milyon euro tutarında sözleşme imzalamıştı.

ÇİN OLMAYINCA ALMANYA DEVREYE GİRDİ

2. Abdülhamit döneminden bu yana demiryolu hatlarında Türkiye ve Almanya arasında süregelen işbirliğine dikkat çekilen haberde, proje için yetkililerin 3 aydır görüşmeler sürdürdüğü de vurgulanıyor.

Türkiye’nin bu süre zarfında Çin ile de aynı proje için müzakerelerde bulunduğu ancak çıkmaza girilmesinin ardından Almanya hükümetinin Türkiye ile normalleşmeye başlayan ve iyileşme sürecine giren ilişkilerin perçinlenmesi için projeyi fırsat olarak gördüğü ifade edildi

ALMAN BAKAN TÜRKİYE’YE GELECEK

Haberde, eylül ayı sonunda Almanya’nın Ekonomik İlişkilerden Sorumlu Devlet Bakanı olarak görev yapan Thomas Bareiß tarafından Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştirileceği ve finansman konusunun görüşüleceği söylenirken Türkiye’nin düşük faizli kredi ve ihracat garantisi istediği iddia edildi.

Almanya hükümetinin herhangi bir söz vermediği ancak mali destek konusuna sıcak baktığı da gelen haberler arasında. Mart ayında kurulan koalisyon hükümetinin ortağı olan sosyal demokrat SPD, Türk Lirası’nda yaşanan değer kaybı ve artan enflasyon nedeniyle Türkiye’ye destek verilmesi gerektiğini ifade etmişti.

Spiegel’in haberiyle ilgili Alman ve Türk hükümetlerinin yanı sıra Siemens kanadından da henüz bir yorum yapılmış değil.

Serenay Sarıkaya’dan 1.5 milyonluk imza!

Serenay Sarıkaya, bir jean firmasıyla yeniden anlaşma imzaladı. Oyuncunun, bir yıllık reklam kampanyası için 1 milyon 500 bin TL’ye anlaştığı iddia edildi.

Serenay Sarıkaya, geçen günlerde servetlik bir anlaşmaya imza attı!

Sadece dizilerin değil reklam kampanyalarının da aranılan ismi olan Serenay Sarıkaya, marka yüzü olduğu bir jean firmasıyla yeniden el sıkıştı.
27 yaşındaki oyuncu, bir yıllık anlaşma karşılığında ise iddialara göre 1 milyon 500 bin lirayı kabul etti.

BU KEZ KEREM BÜRSİN YOK!

Daha önce aynı firmanın reklamlarında sevgilisi Kerem Bürsin ile rol alan Serenay Sarıkaya, bu kez objektif karşısına tek başına geçecek.

Serenay Sarıkaya kimdir? – Serenay Sarıkaya kaç yaşında ve aslen nereli?

Türkiye,de oynadığı dizi ve reklam projeleri ile gündemden neredeyse hiç düşmeyen Serenay Sarıkaya, uzun süredir Amerika’da yaşadıktan sonra tatil sezonunu Marmaris’te açtı. Baya bir süredir de Kerem Bürsin’le birlikte olan ünlü oyuncu Serenay Sarıkaya, annesi Ümran Sarıkaya ile şu sıralar Marmaris’te tatil yapıyor. Peki Türkiye’nin gündeminden hiç düşmeyen güzel oyuncu model Serenay Sarıkaya kimdir?, Serenay Sarıkaya kaç yaşındadır, aslen nerelidir? işte tüm bu merak edilen soruların yanıtları ve Serenay Sarıkaya ilgili diğer detaylar haber7.com’da..
ürkiye,de oynadığı dizi ve reklam projeleri gündemden neredeyse hiç düşmeyen Serenay Sarıkaya, uzun süredir Amerika’da yaşadıktan sonra tatil sezonunu Marmaris’te açtı. Fakat Serenay Sarıkaya Kerem Bürsin İstanbul’da bırakıp tatile gitti. Baya bir süredir de Kerem Bürsin’le birlikte olan ünlü oyuncu Serenay Sarıkaya, annesi Ümran Sarıkaya ile şu sıralar Marmaris’te tatil yapıyor. Peki Türkiye’nin gündeminden hiç düşmeyen güzel oyuncu model Serenay Sarıkaya kimdir?, Serenay Sarıkaya kaç yaşındadır, Serenay Karakaya aslen nerelidir? işte tüm bu merak edilen soruların yanıtları ve Serenay Sarıkaya ilgili diğer detaylar haber7.com’da..

Serenay Sarıkaya Kerem Bürsin bırakıp tatile gitti. Ünlü sanatçı Demet Akalın’ın başlattığı loca modasına Sarıkaya’nın da uyduğu görülürken, Sarıkaya’nın önceki gün bir bu locada annesiyle güneşlenip sohbet ettiği objektiflere takıldı. Baya bir süredir aşk yaşadığı oyuncu sevgilisi Kerem Bürsin ise önceki gün Nişantaşı’ndaydı. Bir pastaneden çıkarken görüntülenmişti.

SERENAY SARIKAYA’NIN KARİYERİ

Güzel oyuncu ve model Serenay Sarıkaya 15 yaşındayken katıldığı bir güzellik yarışmasında jüri özel ödülünü aldı. Aynı yıllarda Plajda adlı bir sinema filminde rol alarak oyunculuğa adım attı.

İlk oyunculuk deneyimini Şaşkın (2006) filmiyle kazanan Sarıkaya, sonrasında Plajda (2008) filminde rol aldı. İlk kez Sinan Çetin’in Peri Masalı (2008) dizisinde yer alarak dizi oyunculuğuna başladı ve yine aynı yıl Sinan Çetin tarafından hazırlanan Limon Ağacı (2008) dizisinde ilk başrolünü üstlendi. Dizinin sona ermesinin ardından Adanalı (2008-2010) dizisinde rol almaya başladı. 2010 yılında düzenlenen Miss Turkey yarışmasında Gizem Memiç’in ardından ikinci oldu ve Türkiye’yi Miss Universe yarışmasında temsil etmeye hak kazandı. Ardından Lale Devri (2010-2012) ve Medcezir (2013-2015) dizilerinin başrolünde yer alarak popüleritesini arttırdı. Ejderhanı Nasıl Eğitirsin filminde seslendirme yapan Sarıkaya Behzat Ç. Ankara Yanıyor filminde de rol aldi.

Dizi ve sinema filmlerinde oynamasının yanı sıra Sarıkaya, reklam filmlerinde de yer aldı ve bazı önemli markalarında reklam yüzü oldu. 2014 yılında GQ Türkiye tarafından yılın kadını seçildi. Bugüne kadar iki Altın Kelebek Ödülü dahil olmak üzere çok sayıda ödül kazandı.

Çok korkmuş ülkeden uyarı. “Atom bombası yapıyorlar” – Keşke diyoruz.

Almanların Türkiye korkusu! Türkiye gizlice atom bombası yapıyor

Alman Die Welt gazetesi, Türkiye’nin gizli bir nükleer silah programı yürüttüğünü gündeme getirdi.

Alman basını, Türkiye’nin gizli bir nükleer silah programı yürüttüğünü öne sürdü. Die Welt gazetesinde çıkan haberde, Alman istihbaratının Türkiye’yi özellikle takip etme sebebinin de bu olabileceği iddia edildi. Hürriyet’ten Ali Varlı’nın haberine göre,

Türkiye’nin atom bombası yapabilmesi için gerekli teknik bilginin Pakistan’dan gelmiş olabileceğinin ileri sürüldüğü makale, 1982-1988 yılları arasında Federal Savunma Bakanlığı’nın Planlama Bölümü’nde çalışan Hans Rühle imzası taşıyor.

Yazıda, “Alman Haber Alma Teşkilatı’nın (BND) Türkiye’yi takip için Türkiye üzerinden Irak ve Suriye’ye giden radikal İslamcı militanları, uyuşturucu kaçakçılığını ve Kürt militanları gerekçeler arasında gösterdiği bilinir. Ancak çok az bilinen ve dinlemeler için daha iyi bir gerekçe var. O da bir süreden beri Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan’ın işaretlerini verdiği nükleer silah sahibi olma isteği” denildi.

“İRAN’IN STRATEJİSİNİ UYGULUYOR”

Rühle yazısında Türkiye’nin nükleer silah üzerinde çalıştığının şimdiye kadar haber konusu olmadığını belirtirken, “İran’ın atom programı ve Kuzey Kore’nin nükleer silahlarla yaptığı provokasyonlar haberlere konu oluyor. Ancak Türkiye’nin atom silahı üzerinde yaptığı gizli çalışmalar basında hiç yer almadı. Oysa Batılı ülkelerin istihbarat teşkilatları bu konuda hemfikirler” görüşüne yer verdi.

Makalede, Türkiye’nin kendisine model olarak İran’ı aldığı belirtilirken, “Tahran sivil atom programı adı altında nükleer silah sahibi olmayı hedefliyor. Türkiye de İran’ın stratejisini uyguluyor. Türkiye nükleer programı uygularken resmi gerekçe olarak; milli ekonomi büyüyor ve bunun için de daha fazla enerjiye ihtiyacımız var diyor” ifadesi kullanılıyor. Yazıda, Türkiye’nin nükleer santral için Rusya’nın yanı sıra Japon ve Fransa ile yapılan nükleer santral anlaşmaları hatırlatılıyor.

“TÜRKİYE YANAŞMIYOR”

Die Welt’te yer alan yazıda, Türkiye’nin adı geçen ülkelerle yaptığı anlaşmalarda gerekli uranyum miktarının temini ve atık maddelerin geri alımı konusunda kendisini sınırlamaktan kaçındığına işaret edildi. Türkiye’nin yapılan anlaşmalarda bu iki konuyu gündeme getirmediği iddia edilen yazıda, bu durum şu sözlerle yorumlandı: “Türk yönetimi nükleer programın bu bölümünü elinde tutmak istiyor.

Nükleer silah geliştirmek isteyen ülkeler için bu durum çok önemli.” Haberde, nükleer atıklardan kurtulma tüm dünyada büyük sorun olarak görülürken, Türkiye’nin yakıt çubuklarını elinde tutmak istediğine değiniliyor. Rühle bu durumu da yazısında “Türkiye Plütonyum bombası üretmek istiyor” şeklinde yorumluyor.

“BND BİLGİ VERDİ”

Haberde, BND’nin elindeki bilgiye göre, Erdoğan’ın emriyle 2010 yılında uranyum zenginleştirme tesisi kurduğu öne sürüldü. BND’nin elinde ayrıca, Türkiye’nin çok miktarda santrifüj bulundurduğuna dair bilginin olduğu da belirtildi. Haberde, Türkiye’nin santrifüjleri Pakistan’dan temin ettiğinin tahmin edildiği yazıldı.

SON DAKİKA – Kahreden olay. Yaralılarımız var.

Batman’da, Özel Harekat Polislerini Taşıyan Zırhlı Araç Kaza Yaptı: Çok Sayıda Yaralı Var

Batman’ın Hasankeyf ilçesinde, operasyona giden özel harekat ekibini taşıyan araç kontrolden çıkıp şarampole yuvarlandı. Kazada, 6 polis yaralandı.

ÖZEL HAREKAT ARACI KAZA YAPTI, 6 POLİS YARALANDI

Kazaya ilişkin Batman Valiliğinden yapılan açıklamada, “Bugün 07.45 sıralarında Hasankeyf ilçesi kırsalında operasyona giden polis özel harekat ekibini taşıyan aracın şarampole yuvarlanması sonucu 6 özel harekat polisimiz hafif şekilde yaralanmıştır. Yaralı polislerimiz için olay yerine sevk edilen helikopter ile hastaneye sevk edilmiştir” denildi.

KAZA BÖLGESİNE HELİKOPTER SEVK EDİLDİ

Kazanın ardından bölgeye helikopter sevk edildi. Yaralılar, helikopterle getirildikleri Diyarbakır 7’nci Kolordu Komutanlığı içerisinde bulunan Jandarma Hava Grup Komutanlığı pistinde hazır bekletilen ambulanslarla Selahattin Eyyübi Devlet Hastanesine kaldırılarak, tedavi altına alındı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.